eBK.359, 362
Eksik bırakılan işler için, iş sahibinin ayrıca yükleniciye uyarıda bulunmak yükümlülüğü yoktur. Noksan işte; iş yapılmadığından, niteliğinin sözleşmeye uygun olup olmadığı üzerinde durulamaz, o halde noksan
Taraflar arasındaki davanın, (Üsküdar Dördüncü Asliye Hukuk Hakimliği)nce görülerek reddine dair verilen 23.9.1987 tarih ve 862612 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacılar kendilerine ait bağımsız bölümler ile ortak yerlerdeki eksik ve kusurlu işler bedelinin ödetilmesini dava etmişlerdir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda eksik ve kusurlu işlerin nelerden ibaret olduğu ayrı ayrı belirtilmiştir. BK. nun 359, 362. maddelerinde sözü edilen ve bedelinin ödetilmesi için iş sahibinin itirazına bağlı tutulan işler ayıplı (kusurlu) imal edilen işlerle ilgilidir. Gerçekten sözü edilen BK. nun 359. madde kenar başlığında (işin kusuruna mütedair teminat) tan söz edilmiş, 362. maddede de, ihbarın (kusurlu) işlerle ilgili olduğu belirtilmiştir. Görülüyor ki eksik bırakılan işler için iş sahibinin ayrıca yükleniciye ihbarda bulunmak yükümlülüğü yoktur. Çünkü noksan işde, iş yapılmadığından niteliğinin sözleşmeye uygun olup olmadığı üzerinde durulamaz. O halde noksan işi ayıplı işler ile bir arada ifade etmek, yukarıda sözü edilen (ayıplı işler) kavramına sokmak olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş bilirkişi kurulu raporunda tesbit edilen noksan işler bedelinin teslim tarihi olan 4.9.1983 tarihe bu işlerin ikmal edilebileceği sürenin ilavesi suretiyle bulunacak tarihteki rayiç bedellere göre bedelleri tayin ettirilerek ve ortak yerlerdeki eksik işler için davacıların arsa payı esas tutularak ödetme kararı vermek olmalıdır.
3- Dava kalemleri arasında davacılara ait bağımsız bölümlerin geç teslimi nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemi de yer almaktadır. 14.12.1979 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde öngörülen tazminat, anılan bağımsız bölümlerin geç tesliminden dolayı davacıların isteyebilecekleri maktu kira tazminatı niteliğindedir. Yukarıda 2. bendde açıklandığı üzere iş sahibinin ihbar yükümlülüğü ayıba karşı tekeffül kuramı ile ilgili olup kira kaybı için bu ilkenin uygulama yeri yoktur. Öte yandan sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen kira tazminatı BK. nun 158/2. maddesinde düzenlenen ifaya eklenen ceza niteliğinde de değildir. Öyle ise davacıların eseri teslim alırken itirazı kayıt ileri sürmemiş olmaları kira kaybını tazmin ettirmek yolundaki haklarını etkilemez.
Mahkemenin bu yönü gözardı ederek bu kaleme ilişkin davanın reddine karar vermesi de yanlıştır.
Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, iki ve üçüncü bendlerde gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına (BOZULMASINA), oybirliğiyle karar verildi.
Y15HD 27.09.1988 - K.1988/3020